Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bumerang Bale Gösterisi
Atatürk ve Mavi Vatan Konferansı
Öncü Kadınlarımız Müzikli Tiyatro Gösterisi
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ŞEHİTLERİMİZ CANLARIMIZI YAKMAYA DEVAM EDİYOR!

ŞEHİTLERİMİZ CANLARIMIZI YAKMAYA DEVAM EDİYOR!
7 Haziran seçimleri ile birlikte iflas eden açılım süreci canımızı yakmaya devam ediyor. AKP'nin yıllardır PKK ile ortaklaşa yürüttüğü açılım adı altındaki bölünme ve parçalanma süreci acı sonuçlarını veriyor. Seçim öncesi demokrasi havarisi gibi gözüken PKK'nın gerçek ve vahşi yüzü ortaya çıktı. Bu konudaki duyarlılığımızı göstergesi olarak şubemizin basın açıklaması aşağıdadır;
05.08.2015 / 12:11


BASIN AÇIKLAMASI (5.8.2015)



Değerli Basın Mensupları, saygıdeğer Karşıyakalılar,

2002 yılında AKP'nin hükümet olmasıyla başlayan, Cumhuriyetimizin yıkılma, ülkemizin bölünme süreci 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi ve sonrasında yaşanan olaylar ile son aşamasına ulaşmıştır. Ancak, hemen belirtelim, bu aşamada kalacak ve bir adım daha ileri gidemeyecektir.



Elbette bu süreci AKP tek başına ve kendi gücüyle yürütmedi. Tayyip Erdoğan, 36 ayrı yerde  belirttiği gibi ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin eşbaşkanı olarak kendisine verilen görevi yerine getirmeye çalıştı. Becerebildi mi? Türk milletinin izin verdiği kadarını becerdi. AKP'yi 2015 yılına kadar iktidarda tuttu. Cumhuriyetimizin emekle, alınteri ile oluşturduğu birikimleri sattı savdı, yandaşlarına peşkeş çekti. Bunları yaparken kaçınılmaz olarak gırtlağına kadar yolsuzluğa battı. Bugün "paralel" dediği Fetullah Gülen cemaati ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve milletimize karşı yürütülen Ergenekon, Balyoz vb. kumpasların tam içinde yer aldı. savcısı olduğunu göğsünü gere gere ilan etti. "Açılım" denen bölünme sürecini yönetti. Önce gizledi, "PKK ile görüşen şerefsizdir" dedi. Sonra, "hükümet değil, devlet görüştü," dedi. Gezi şehitlerimiz için "emri ben verdim" diyecek kadar pervasızlaştı. İktidarda kalmak için dün ak dediğine bugün kara dedi.  Sol-sağ, alevi-sünni, Türk-Kürt gibi ayrıştırıcı ifadelerden hiç vazgeçmedi.



Ancak, kendisine verilen asıl büyük görevi yerine getiremedi, bölünme anayasasını Türk Milleti'ne kabul ettiremedi. Kendisine kaçak da olsa bir saray  yaptırdı ancak o saraya "başkan" olamadı. Daha doğrusu milletimiz o kadarına izin vermedi.



Tayyip Erdoğan'ın PKK ile kol kola yürüttüğü bölünme süreci ortaklığı 7 Haziran'da bozuldu. Tarihe "yetmez ama evetçi" olarak geçen sözde aydınlar, vatansız, bayraksız  solcular, ABD'nin yazdığı senaryo gereği demokrasi adına PKK'yı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne soktular. Seçim öncesi barış, kardeşlik, özgürlük, demokrasi bayraktarlığı yapan PKK, 80 milletvekili ile meclise girince, "egemenliği altında olan toprakların yüzölçümünden" söz etmeye başladı. Yani aslına döndü, artık sahte demokrat rolü üstlendiği tiyatrodan ayrılabilirdi, öyle yaptı.



Bugün milletimizin yaşadığı acıların, verdiğimiz şehitlerin, analarımızın gözyaşlarının sorumluları bunlardır. "Analar ağlamasın" sahtekarlığının sonucudur bütün bunlar. Bir tarafta IŞİD vahşeti ve yobaz terör, diğer tarafta PKK vahşeti ve bölücü terör. Ancak her ikisinin de patronu aynı, ABD! Duruma göre bazen birini bazen diğerini kullanıyor. PKK'yı terör örgütü sayıyor, Suriye kolu PYD'yi kara ordusu olarak kullanıyor.



Ordumuzun bu iki terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadele bir vatan mücadelesidir. Bunu "savaş, hatta kirli savaş" olarak nitelendirmek PKK ve efendisi ABD'nin safına düşmek demektir. Ordumuza yönelik bu karalama kampanyasına kapılmayalım. Gün, ABD yalanlarına karşı çıkma, uyanık olma, gerçeği görme ve anlatma günüdür.



Polisimizi, askerimizi, sivil yurttaşlarımızı katleden teröristleri lanetliyor, şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz.


Etiketler:
Bu haber toplam 1093 defa okundu


Sayac Yeri